Pack bültenin yirmi beşinci sayısından herkese merhaba,
Yazın gelişiyle birlikte üretim, paylaşım ve ilham dolu bir dönemi daha geride bırakırken; bu ayki bültenimizde hem sektörden güncel gelişmelere hem de yürüttüğümüz programlara dair birçok içeriği sizlerle buluşturuyoruz.
Bu sayıda özellikle, EWA Türkiye Programı’nın ilk ve tek kurumsal partneri olan Anadolu Efes ile gerçekleştirdiğimiz röportajı mutlaka okumanızı öneririz. Anadolu Efes Grup Strateji, İnovasyon ve Girişimcilik Direktörü Tuba Gökcan ile kadın girişimciliği, etki odaklı destek mekanizmaları ve tarım-gıdanın dönüşümüne dair keyifli ve ilham verici bir sohbet gerçekleştirdik.
Program çağrılarından yatırım haberlerine, sektördeki başarı hikâyelerinden yeni girişimlere birçok başlığı keyifle okumanız dileğiyle…
Yazın bu güzel günlerinde biraz nefeslenmeyi, ilham toplamayı ve üretim için enerji depolamayı da unutmayın. Herkese iyi tatiller!
Sevgiler,
Foodback Ekibi
Özel Haber
Bu yıl Empowering Women in Agrifood (EWA) Programını, Anadolu Efes partnerliğiyle gerçekleştireceğimizin haberini sizlere vermiştik. Programın bu yeni dönemine dair farklı kılan yönleri, Anadolu Efes Grup Strateji, İnovasyon ve Girişimcilik Direktörü Tuba Gökcan ile konuştuk. Anadolu Efes’in kadın girişimciliğine yaklaşımını, programın uzun vadeli etkilerini ve bu iş birliğinin kurumsal değerlerle paralelliğini ele aldığımız röportajı sizlerle paylaşıyoruz.
1. Anadolu Efes’in EWA programına dahiliyeti ile gıda ve tarım sektöründeki kadın girişimcilerin gelişimine nasıl katkı sağlayacağını düşünüyorsunuz?
Kadın girişimcilerin potansiyeli çok büyük; fakat bu potansiyel çoğu zaman yeterince destek bulamıyor. Globalde olduğu gibi Türkiye’de de girişimci kadınların pastadan aldığı pay olması gerekenin gerisinde. Anadolu Efes olarak bu durumu değiştirmek, kadınların tarım ve gıda alanındaki yenilikçi fikirlerine görünürlük kazandırmak ve onları daha da güçlendirmek için bu yıl EWA Türkiye Programı’nın ilk ve tek kurumsal partneri olduk.
2025 yılında desteklenecek girişim sayısını 10’dan 15’e çıkararak daha fazla kadının bu değerli yolculuğa dahil olmasına katkı sunuyoruz. Ama katkımız sadece rakamsal değil: Girişimciler, Anadolu Efes ekibiyle yakın temasta olacak; pilot projeler geliştirme, sahada fikirlerini test etme ve ölçekleme fırsatı yakalayacaklar. Bunun yanı sıra, eğitim ve mentorluk gibi alanlarda da doğrudan katkı vereceğiz. Çünkü inanıyoruz ki bir kadının güçlenmesi, bütün bir ekosistemin dönüşümünü tetikler.
2. EWA programının, Türkiye’deki gıda ve tarım ekosistemi üzerinde, özellikle kadın girişimcilerin güçlendirilmesi açısından uzun vadeli etkilerini nasıl görüyorsunuz?
EWA Türkiye Programı, 2020 yılından bu yana 50’den fazla kadın girişimciye destek verdi. Bu girişimlerin birçoğu yolculuklarına küçük adımlarla başlamışken, bugün bazıları ürünlerini piyasaya sunmuş, yatırım almış ya da ulusal ve uluslararası iş birliklerine imza atmış durumda. Bu bize gösteriyor ki, doğru destek mekanizmaları sunulduğunda kadın girişimciler yalnızca kendi işlerini değil, içinde bulundukları sektörü de dönüştürebiliyorlar.
Hatta Anadolu Efes’ten spin off olan girişimlerden biri olan Malty de EWA’nın girişimlerinden biriydi.
Uzun vadede EWA’nın etkisinin dalga dalga büyüyeceğine inanıyorum. Kadın girişimcilerin güçlenmesi demek; daha sürdürülebilir, kapsayıcı ve yenilikçi bir tarım-gıda sistemi demek. EWA sadece bir hızlandırma programı değil; aynı zamanda bir topluluk, bir ilham kaynağı ve değişim hareketi.
3. Anadolu Efes’i, EWA 2025 Programı’nın bir ortağı olmaya teşvik eden motivasyon nedir ve bu programın şirketinizin kurumsal değerleri ve sürdürülebilirlik hedefleri ile nasıl uyum sağladığını düşünüyorsunuz?
Kendini bir tarım şirketi olarak tanımlayan Anadolu Efes , 2018 yılından beri Türkiye’de, 2022 yılından beri de faaliyet gösterdiğimiz diğer coğrafyalarda girişimcilik ekosisteminin gelişimini desteklemek için programlar yapıyor.
Ben 2020 yılından bu yana bireysel olarak programın mentorları arasında yer alıyorum. EWA’nın her adımına, yarattığı etkiye ve birçok girişimcinin büyüme yolculuğuna ilk günden bu yana yakından tanıklık ediyorum. Şimdi Anadolu Efes olarak daha sistematik, daha kurumsal bir katkı sunmak, bu sürecin etkisini büyütmek bizim için hem anlamlı hem de heyecan verici.
Bu ortaklık, bizim topluma olan bağlılığımızın, kapsayıcılık vizyonumuzun ve sosyal etki yaklaşımımızın somut bir yansıması. EWA ile birlikte daha çok kadına ulaşmak ve daha güçlü bir gıda geleceği inşa etmek istiyoruz.
4. EWA Programı sizin için 3 kelimeyle ne ifade ediyor?
Dönüşüm, etki ve ilham.
EWA 2025 başvuru sürecini tamamladık. Programa kabul edilen ilk 15 girişimi çok yakında duyuracağız. Bizi takipte kalın!
Gündemde Ne Var?
- FoodNavigator’da yayımlanan habere göre, Quorn ve Linda McCartney gibi köklü bitki bazlı et markalarının satışları düşüşteyken, THIS ve Moving Mountains gibi yeni oyuncular tat ve dokuya odaklanarak pazarda hızla yükseliyor. Bu değişim, tüketici beklentilerini karşılayamayan geleneksel markaların gerilerken, yenilikçi ve lezzet odaklı markaların öne çıktığını gösteriyor.
- İklim değişikliği, jeopolitik belirsizlikler ve siber güvenlik tehditleri, gıda ve içecek sektörünü derinden etkiliyor. Bu zorluklar, enerji fiyatlarının artmasına ve tüketici tercihlerinin sağlık ve sürdürülebilirlik odaklı değişmesine neden oluyor. Sektör, tedarik zinciri dayanıklılığını artırmak, hassas tarım ve gen düzenleme gibi teknolojilerle verimliliği yükseltmek için yatırımlar yapıyor. Ayrıca, gıda atıklarının fonksiyonel bileşenlere dönüştürülmesi ve fermantasyon teknolojileriyle alternatif protein üretimi gibi yenilikçi çözümler de ön plana çıkıyor.
- Öğün yerine geçen ürünler pazarı, 2025 itibarıyla 12,41 milyar avroya ulaştı ve 2030’a kadar 19,17 milyar avroya çıkması bekleniyor. Kilo kontrolünün ötesine geçerek pratik ve besleyici bir çözüm olarak benimsenen bu ürünler, Huel ve YFood gibi markalarla hızlı bir büyüme yakalıyor.
- ABD merkezli kilo verme markası WeightWatchers, iflas başvurusunda bulundu. Bu gelişme, GLP-1 gibi yeni nesil kilo kontrol ilaçlarının piyasadaki etkisinin ne kadar güçlü olduğunu net biçimde ortaya koyuyor. Agrifood sektöründeki şirketlerin bu dönüşüme hızla uyum sağlaması artık bir zorunluluk haline geldiğinin bir habercisi.
- ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), CRISPR teknolojisiyle gen düzenlemesi yapılan domuzların insan tüketimine uygun olduğunu onayladı. Bu karar, genetik olarak düzenlenmiş hayvanların gıda sistemine entegrasyonu açısından tarihi bir adım olarak değerlendiriliyor.
- DigitalFoodLab’de yayınlanan habere göre, kahve fiyatları iklim krizine, üretim alanlarının daralmasına ve Asya’daki talep artışına bağlı olarak son yıllarda 2-3 kat yükseldi. 2050’ye kadar kaliteli kahve üretim alanlarının %50 oranında azalabileceği öngörülüyor. Bu durum, sektörde sürdürülebilir ve sağlık odaklı alternatiflere olan ilgiyi artırıyor. Girişimler arasında, adaptogen bazlı ürünleriyle Mud\Wtr, bitki hücre kültürüyle kahve üreten California Cultured ve bitki bazlı alternatiflerle dikkat çeken Atomo Coffee öne çıkıyor. Geçtiğimiz sene yayınladığımız Pack Bülten #15’te “Alternatif Kahve ve Kakao Özel Dosyası: Kahve Çekirdeksiz Kahve, Kakaosuz Çikolata (Mümkün mü?)” başlıklı özel haberi inceleyebilirsiniz.
Önemli Tarihler
- Anadolu Efes’in açık inovasyon programı BrewFuture’ın ikinci dönem başvuruları devam ediyor. Programa, ürününü ticarileştirmiş veya MVP’sini test etmeye hazır girişimler katılabiliyor. Seçilen girişimler, Anadolu Efes ile pilot çalışmalar gerçekleştirme ve iş birliği fırsatları yakalayacak. Programın odak alanları arasında operasyonel verimlilik, dijitalleşme, veri analitiği, satış sistemleri, yeni gelir kaynakları, sürdürülebilirlik ve risk yönetimi bulunuyor. Son başvuru tarihi: 30 Mayıs.
- EIT Food tarafından düzenlenen, Foodback’in de program ortakları arasında olduğu RIS Inspire Sürdürülebilir Gıda Üretimi ve Tüketimi yaz okulu başvuruları başladı. 3 haftalık online kurs katılımcılara sürdürülebilir gıda üretimi ve tüketimi konusunda bilgi ve farkındalık kazandıracak. Son başvuru tarihi 31 Ağustos
- EIT Food’un kadın liderler için geliştirdiği WE Lead Food 2025, gıda sisteminde sürdürülebilir dönüşüme öncülük eden kadınlara yönelik 8 haftalık çevrimiçi bir liderlik programı. 2 Ekim – 27 Kasım 2025 tarihleri arasında gerçekleşecek olan program kapsamında katılımcılar etkileşimli oturumlar, birebir klinikler ve uzman mentorlarla çalışma imkânı bulacak. Eğitim programı gıda ve tarım sektöründen liderlik becerilerini geliştirmek isteyen taşıyan kadınlara açık. Son başvuru tarihi: 30 Mayıs.
- EIT Food’un Impact Funding Framework (IFF) programı, sürdürülebilir gıda sistemlerine yönelik çözümler geliştiren projelere finansal destek sağlıyor. İki farklı başvuru yoluna açık olan programda, “Collaborative Missions” kapsamında çok paydaşlı iş birlikleri; “Single Project Funding” kapsamında ise protein çeşitlendirmesi, rejeneratif tarım ve şeffaf etiketleme gibi temalar destekleniyor. Son başvuru tarihi: 10 Temmuz.
- EIT Food, gıda sisteminde yenilik, kamu katılımı, eğitim ve iş geliştirme alanlarında deneyimli uzmanları bağımsız değerlendirici havuzuna katılmaya davet ediyor. Seçilen değerlendiriciler, sunulan proje tekliflerini finansal uygunluk, yenilikçilik ve uygulanabilirlik açısından değerlendirerek, önceden belirlenmiş kriterlere göre niteliksel analizler yapacak ve değerlendirme raporları hazırlayacak. Son başvuru tarihi: 22 Haziran.
- EIT Supernovas’ın Women2Invest programına başvuruları devam ediyor. Program, STEAM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Sanat ve Matematik) alanlarında eğitim almış kadınları girişim sermayesi (VC) sektörüne kazandırmayı hedefliyor. Katılımcılar, çevrimiçi bir eğitim kampında finans ve yatırım temellerini öğrenirken, yatırım fonlarıyla eşleştirilerek ücretli staj veya iş fırsatlarına erişim sağlıyor. Başvurular haziran ortasına kadar devam ediyor.
- Pladis’in Yıldız Ventures iş birliğiyle hayata geçirdiği pladis Accelerator Programme, kişiselleştirilmiş beslenme, fonksiyonel gıdalar ve geleceğin bileşenleri temalarında yenilikçi çözümler geliştiren erken aşama girişimlere kapılarını açıyor. Programa seçilen girişimler, pladis ekipleriyle birlikte çalışarak ürün geliştirme ve pilot uygulama fırsatlarına erişecek. Program 1 Temmuz – 31 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek ve finalistler projelerini Eylül ayında Londra’daki pladis Innovation Day’de sunacak. Son başvuru tarihi: 31 Mayıs.
Girişimcilik Dünyasında Neler Oluyor?
- İzlandalı girişim Laxey, karasal somon çiftliği altyapısını ölçeklendirmek için 130 milyon dolarlık yatırım aldı. Son yıllarda özellikle Avrupa’da öne çıkan kara bazlı su ürünleri yetiştiriciliği, çevresel etkileri azaltırken gıda güvenliğine katkı sağlayan yenilikçi üretim modellerinden biri olarak dikkat çekiyor. Laxey’nin bu yatırımla birlikte sürdürülebilir deniz ürünleri üretimini artırması ve sektördeki dönüşüme öncülük etmesi bekleniyor.
- ABD merkezli probiyotik soda markası Culture Pop, bağırsak dostu ve düşük şekerli içecek serisini genişletmek üzere 15 milyon dolarlık yatırım aldı. PepsiCo’nun yakın zamanda Poppy’i 2 milyar dolara satın almasının ardından, “daha sağlıklı” içecek segmentine olan yatırım ilgisi hız kesmeden devam ediyor. Culture Pop’un bu yatırımla birlikte fonksiyonel içecek pazarındaki konumunu güçlendirmesi bekleniyor.
- İtalyan dikey tarım girişimi Planet Farms, Avrupa genelinde dikey tarım tesislerini genişletmek amacıyla Swiss Life Asset Managers’tan 125 milyon euro yatırım aldı. Bu yatırım, sektörde birçok oyuncunun iflas ettiği bir dönemde, zorlu ekosistemlerde dahi öne çıkan girişimlerin varlığını hatırlatıyor. Planet Farms, yenilikçi üretim modeliyle sürdürülebilir tarımın geleceğinde güçlü bir aktör olmayı hedefliyor.
- ABD merkezli mutfak robot teknolojileri girişimi Posha, tezgâh üstünde tam öğün pişirebilen robotu için 8 milyon dolarlık yatırım aldı. Posha’nın geliştirdiği bu teknoloji, ev içi yemek hazırlığını otomatikleştirerek zaman kazandıran ve yemek pişirmeyi kolaylaştıran çözümleriyle dikkat çekiyor.
- Finlandiyalı girişim Foodiq, fermente, bitki bazlı ve fonksiyonel gıdaların üretildiği çok katmanlı tesisini ölçeklendirmek amacıyla 10 milyon euro yatırım aldı. Girişim, sağlıklı ve sürdürülebilir gıda çözümlerine yönelik artan talebe yanıt vererek, yeni nesil üretim teknolojileriyle pazardaki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor.
- ABD merkezli dezenfeksiyon teknolojileri girişimi Uviquity, gıda güvenliği standartlarına uygun ortamlarda kullanılmak üzere geliştirdiği mini far-UVC ışık çipi için 9,6 milyon dolarlık yatırım aldı. Bu yenilikçi teknoloji, gıda üretim ve işleme alanlarında daha güvenli ve hijyenik çözümler sunarak sektörde fark yaratmayı amaçlıyor.
- ABD merkezli atıştırmalık girişimi Flings, daha sağlıklı içeriklere sahip atıştırmalık ürünlerini geliştirmek ve pazarda büyümek amacıyla 2,3 milyon dolarlık yatırım aldı. Girişim, besleyici ve keyifli atıştırmalık alternatifleri sunarak tüketici taleplerine yanıt vermeyi hedefliyor.
- Avustralyalı girişim Levur, temiz içerikli palm yağı alternatifi geliştirmek üzere 1,2 milyon dolarlık yatırım aldı. Bitki bazlı et ve süt ürünlerinin daha sağlıklı ve lezzetli hale gelmesinde kritik rol oynayan yağ alternatifleri, yatırımcıların ilgisini her geçen gün daha fazla çekiyor.
- ABD merkezli girişim FoodHealth, işverenler ve sigorta şirketlerine yönelik gıda-sağlık odaklı fayda platformunu genişletmek için 7,5 milyon dolarlık yatırım aldı. Girişim, sağlıklı beslenmeyi teşvik eden çözümleriyle hem çalışan sağlığını desteklemeyi hem de sağlık harcamalarını azaltmayı hedefliyor.
- ABD merkezli biyokütle fermantasyonu girişimi Meati, iflasın eşiğinden dönmek için geçiş finansmanı aldı. Geçtiğimiz yıl 100 milyon dolar, toplamda ise 365 milyon dolar yatırım toplayan girişim, şu anda varlıklarını yalnızca 4 milyon dolara satmayı değerlendiriyor. Bu durum, sürdürülemez büyüme hedeflerine yapılan yatırımların yarattığı kırılganlıkları bir kez daha gözler önüne seriyor.
- Belçika merkezli bitki bazlı süt ürünleri girişimi Bolder Foods, yeni yatırım bulamadığı için faaliyetlerini durdurdu. Bu gelişme, alternatif süt ürünleri pazarında artan rekabet ve yatırımcı ilgisinin seçici hale gelmesiyle birlikte yaşanan zorlukları yansıtıyor.
- Bitki bazlı etin öncülerinden Beyond Meat, 2025’in ilk çeyreğine ait beklentilerin altında kalan satış verilerini açıkladı. Öte yandan İsveçli yulaf sütü devi Oatly, daha dengeli sonuçlar sunarak tarihinde ilk kez tam yıl kârlılığa ulaşabileceğinin sinyallerini verdi. Bu durum, bitki bazlı pazarın farklı segmentlerindeki dalgalanmaları ortaya koyuyor.
- ABD merkezli restoran teknolojileri şirketi Toast, yapay zekâ destekli optimizasyon platformu ToastIQ’yu piyasaya sürdü. Restoran operasyonlarını daha verimli hale getirmeyi amaçlayan bu çözüm, yapay zekânın sektörel potansiyelini gözler önüne sererken, aynı zamanda hizmet sektöründe insan temasının azalması gibi etik tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Girişimciler de Ara Verir
- 2025 Kadıköy Çevre Festivali, iklim krizine dikkat çekmek ve doğayla uyumlu yaşamı desteklemek amacıyla 31 Mayıs – 1 Haziran tarihlerinde Kadıköy’de gerçekleşiyor. Paneller, atölyeler, konserler ve söyleşilerle dolu bu etkinlikte, sürdürülebilir kent politikaları ve toplumsal dayanışma ön planda olacak. İklim felaketlerine karşı birlikte hareket etmek ve umut dolu çözümler üretmek için Kadıköy Çevre Festivali’ni ziyaret edebilirsiniz.


