Yenilikçi Plastik Alternatifleri ile Sürdürülebilir Bir Dünya Mümkün mü?

Dünya üzerinde her yıl yaklaşık 380 milyondan fazla plastiğin üretildiği biliniyor. Üretilen plastiklerin hiçbiri doğada kısa sürede kendiliğinden parçalanarak yok olmuyor. 2017 yılına ait istatistiklere göre ise bugüne kadar üretilmiş ve ömrünü tamamlamış plastiklerin sadece %9’u geri dönüştürüldü. Geri dönüştürülemeyen plastikler karalarda ve denizlerde yığınlar halide birikmeye ve canlı yaşamını tehdit etmeye devam ediyor.

Yaşanan bu tehdite dur diyebilir miyiz? Plastik hayatımızın bir alternatifi var mı? Sürdürülebilir ve geri dönüştürülebilir bir plastik hayatı mümkün mü? Cevabı yazımızda!

Foodback proje koordinatörü ve iklim gazetesi yazarı Fulden, “Biyoplastikten Biyokompozite Plastik Alternatiflerine Yakından Bakış” yazısında plastik kullanımına; alternatif malzeme üretimi ve kullanımı açısından ele aldı. 

Yazı içerisinde, dünyanın farklı yerlerinde plastik türlerine alternatif üreten girişimcilerin “biyoplastik” dünyasındaki terimlerine yer verirken; açıklanan terimlerin bizlerin için önemine değindik. 

Biyoplastik

European Bioplastics’e göre biyoplastikler, farklı malzemelerden oluşan geniş bir ailedir ve biyoplastikler sadece tek bir malzeme değildir. Farklı özelliklere ve uygulamalara sahip bütün bir malzeme ailesini içerirler. Plastik malzeme; biyo-bazlı, biyobozunur veya her iki özelliği de içeriyorsa biyoplastik olarak tanımlanır. 

Feel the peel

Carlo Ratti Associati, İtalyan merkezli bir tasarım ve inovasyon ofisi, portakalları sıkmakla kalmayıp, aynı zamanda meyve suyunu içmek için işi biten portakal kabuklarını 3D yazıcı ile yazdırarak doğrudan biyoplastik bardaklar üreten bir sistem geliştirdi

Bu atık kabuklar üretilen makinenin alt kısmında bulunan; kurutuldukları, öğütüldükleri ve biyoplastik haline getirmek için Polilaktik Asit (PLA) ile karıştırıldıkları bölüme düşüyor. Üretilen biyoplastik ısıtılıyor ve filament haline getiriliyor, bu daha sonra ziyaretçilerin de görebildiği bir 3D yazıcı ile bardakları basmak için kullanılıyor. Bu bardaklar elbette ki üretilen portakal suyunu içmek için kullanılabiliyor ve daha sonra geri dönüştürülüyor. Bu sayede üretime tüketiciyi de dahil ediyor.

Biyobazlı

Biyobazlı malzemeler ise, malzemenin bir kısmının kasıtlı olarak canlı veya bir zamanlar yaşayan organizmalardan elde edilen maddelerden yapıldığı malzemelerdir. Bu ürünler bitkilerden ve diğer yenilenebilir tarım, denizcilik ve ormancılık materyallerinden elde edilebilir (selüloz lifleri, kazein, polilaktik asit, yağlar) ve geleneksel petrol türevli plastiklere bir alternatif sunmaktadır.

Protein

Tasarımcı Tessa Silva-Dawson, yenilenemeyen kaynaklardan oluşturulan plastiklere doğal bir alternatif oluşturmak için atık inek sütünü kullanıyor ve bunu yaparken fosil yakıtlardan elde edilen polimerleri aynı şekilde performans gösterebilen organik atık maddelerle değiştirme olasılığını araştırıyor.

Bu malzeme olduğu haliyle endüstriyel ölçekte üretilmese de, bir atık malzemenin değerlendirilmesi ve gelecekteki olasılıkların görülebilmesi adına önemli bir örnek. Bu malzemenin üretim süreci, peynir yapımına benzer bir şekilde başlıyor. Peynir altı suyundan ısı kullanarak ayrılan pıhtılar endüstriyel bir kurutucuda kurutuluyor ve pelet haline getirmek için doğal bir plastikleştirici ile karıştırılıyor.

Biyobozunur (biyolojik olarak parçalanabilir)

Biyobozunur tanımına #foodbacksözlük’te yer vermiştik.

Biyobozunur, doğal süreçlerle zararsız maddelere ayrılabilme özelliğine sahip; doğal olarak ve çevreye zararlı olmayan bir şekilde çürüyen malzemelere denir. Bu kapasiteye sahip malzemelerin parçalanması için geçen süre, malzemenin bozulabilirliğine bağlı olarak değişmektedir. Doğru koşullar ve mikroorganizmaların, mantarların ve bakterilerin bulunduğu durumlarda biyobozunur materyaller sonunda temel bileşenlerine ayrılır ve toprakla tekrar karışır. Belirli bir nesnenin veya ürünün canlılar veya bakteriler tarafından ayrıştırılabileceği anlamına gelir. 

Marina Tex

Lucy Hughes tarafından geliştirilen Marina Tex, balık pullarından ve deriden yapılıyor. Bunlar genellikle çöplüklere gömülen veya yakılan atık ürünlerden sayılıyor.

Hughes tarafından üretilen malzeme yarı saydam ve esnek, bu da malzemeyi taşıma torbası veya sandviç ambalajı gibi tek kullanımlık ambalajlar için çok önemli bir alternatif haline getiriyor. Bu özelliklerinin yanı sıra, MarinaTex dört ila altı hafta içinde ev kompostlarında veya gıda atık kutularında parçalanabiliyor.

Biyokompozit

Bir matris (reçine) ve doğal liflerin takviyesi ile oluşturulan kompozit bir malzemedir. Kompozit malzemeyi oluşturan malzemelerden en az biri doğal kökenli lif ise bu malzemeye biyokompozit denir.

Biyokompozit malzemeler ahşap, nişasta, keten, kenevir, çay lifi, enginar yaprağı ve diğer benzer malzemeleri geleneksel plastiklerle birleştirir. Bu malzemeler, doğal bir estetik aşılar ve yenilenemez petrol bazlı plastik miktarını azaltırken malzemenin fiziksel özellikleri arttırmak için kullanılır.

ZERO

Re-Made projesinin bir parçası olarak PriestmanGoode ve tasarımcı Paula Nerlich işbirliği ile oluşturulan bu biyo-kompozit kaplar, plastik kaplara bir alternatif sağlıyor. Ambalajın yapımında kullanılan malzemeler ısıya dayanıklı, hafif, geri dönüştürülebilir ve yalıtkanlık gibi bir çok özelliğe sahip. Kapları kalıplamak için kullanılan biyo-kompozit polimer, tasarımcı Paula Nerlich tarafından kakao çekirdeği kabuklarından yapılıyor.

Sürdürülebilir ve geri dönüştürülebilir plastik hayatının mümkün olduğunu ve plastik yerine kullanabileceğimiz alternatif malzemeleri Fulden’in yazısıyla birlikte sizler için derledik. İklim krizine dur demek ve geri dönüştürülemeyen plastik atıkların canlılar yaşamı için tehlikelerini gidermek için siz de alternatif malzemeleri kullanabilirsiniz. 

Sürdürülebilir bir dünyada görüşmek üzere.

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Show Buttons
Hide Buttons